Batıdan aldığımız ahlaksızlık

Değerli  başbakanımız  avrupaya  tahsil  için  gidecek  öğrencilere  tavsiyelerde  bulundu.Söz  arasında  ’’biz  batının  ilmini  değil  ahlaksızlığını  aldık.Ama  sizler  oradan  ilim  ve  bilgi  alarak  dönün  dedi..

Bizim  malum  Avrupa  hayranı  bazı  medya   her  zaman  olduğu  gibi  sevgili  başbakanımızın  bu  sözünü  beğenmedi.Hemen  taarruza  geçtiler.

Batıdan  hangi  ahlaksızlıkları  almışız  açıkla  diye  bağırıyorlar…

Şimdi  sevgili  başbakanım  güzel  insan  recep  tayyib  Erdoğan   bu  ahlaksızlıkların  neler  olduğunu   açık  açık  söyleyemez.Onun  için  bu  vazifeyi  acizane  üzerime  alıp  batıdan  aldığımız  ahlaksızlıkların  neler  olduğunu  kısaca  anlatayım  istedim…

Çocukluğumun  geçtiği  1950-1960   yıllarında  içki  içmek  isteyenler  şehrimizin  en  kuytu  yerlerinde.dere  kanarlarında,yada  mağaralarda,harabelerin  arasında  utana  utana  gizli  gizli  içer   ve  hem  allahtan  korkar  hemde  insanlardan  utanırlardı.

Bu  alkol  illetine  yakalanan  koca  şehirde  üçü  beşi  geçmezdi…şimdi  bira adı  altında  bakkallarda  su  gibi  alkol satılıyor   ve  içiliyor…

Barlar,pavyonlar  yalnız  bizim  şehrimizde  değil  anadolunun  hiç  bir  şehrinde  yoktu.Sadece  üç  büyük  şehrimizde  ya  bir  ya  iki  adet  olduğunu  duyar  idik.Ve  memleketteki  tek  tük   olay  bu  pavyon  müşterileri  içinde  meydana  gelirdi…Şimdi  bu  ayıp  ve  suç  sayılan  olaylar  her  gün,her  yerde  meydana  geliyor…

Atalarımız  asırlarca  yolcu  ve  garipler  yesin  içsin  diye  vakıf  hanlar,hamamlar,aşhaneler  kurmuş  gelen  geçen  yemiş,içmiş

Yatmış  ihtiyacını  gidermiş  ve   bunlara  karşılık  para değil  dua  istenmiş.

Zamanla  hanların  yerine  oteller,aşhane  yerine lokantalar  açıldı.

Artık  dua  için  değil  para  için  hizmet  verilmeye  başlandı.Dağlardan  akan  kaynak  sular   eskiden  hayırsever  insanlarımızın  veya  devletin  imkanları  dahilinde  yol  kenarlarına  veya  şehirlerde  mahallelere  sebil  yani   bedava  çeşmeler  yapılırken   şimdi  para  ile  satılan  şişe  sularına  bıraktı  yerini…

Zina  yapmak  suç  idi.Şimdilerde  nikah  yapmaya  gerek  duymadan  beraber   yaşamak  ve  çocuk  sahibi  olmak  modernlik  sayılıyor…

Yalan  söylemek  ayıp  ve  günahdı.Şimdi  yalan  söylemeden  yaşamak  yalan  oldu.

Hırsızlık  ve  gasp   suç  ve  büyük  günahdı.Şimdi  geçim  bahanesi  oldu…

İftira  suç  ve  günahdı.Şimdi  magazin  haberciliği  adı  ile  meslek  oldu…

Ticarette  de bir  düzen  ve  ahlak  vardı.Mesela  bir  mahallede  bir  bakkal  varsa  ikinciyi  açmak  ayıptı.Şimdi  adına  rekabet  denilen  bir  marifet  oldu.

Eskiden  eşkıya  vardı.Dağda  gezer  askerden kaçardı.Yol  kesip  soygun  yaparken  bile  kadına  kıza  dokunmaz  saygı  ile namus  düşmanı  olmadığını  gösterirdi…

Şimdi  eşkıya  şehirde  dolaşıp  namus  düşmanlığı  bile  yapıyor…

…………..

Eskiden  yüzünü  yabancıya  göstermekten  utanırdı  hanımlar.Sonraları     sanat  sanat  diye  soyundular…

Çalıştırdığı  işçinin  ücretini  alınteri  kurumadan veren  hakkını  yemekten  korkan  patron  şimdi  sendikalara,kanunlara  rağmen  hak  yemeğe devam  ediyor…

………

Uyuşturucu,afyon,esrar  isimleri  bilinmeyen  şeylerdi.Şimdi  lise  çağlarında  gençlerimiz  bu  batağın  içinde  yaşıyor…

İçki,kumar,fuhuş  her  yerde  ama  gizli  ama  açık  sınır  tanımadan  alabildiğine  aleni  ve  korkusuz…Ne  Allahtan  ne  halktan..

---------

Bu  örnekleri  daha  daha  sıralayabiliriz.Ancak  Bildiğiniz  gibi  ahlak  ölçüsünü  kaybetmiş  kimseler  bütün  bu  sefih  bozulmayı  ahlaksızlık  saymazlar.

Onların  ahlak  anlayışı bizim  ahlak  anlayışımızdan  farklıdır.Onlar  bizi  anlamak  istemezler  anlamazlar…

Bizim  inancımız,degerlerimiz,mukaddeslerimizin  onlarca  bir  kıymeti  yoktur.

Neyse  bu  dünya  birlikte  yaşamaya  mecbur  olduğumuz  bir   geçici  ikametgah.Onun  için  bizim  hoşgörümüz,sabrımız  ve  tahhamülümüz 

elbette  devam  edecek…

Ama  bu  imtihanın  bir  de  sonucu  var.İşte  orada  ak  koyun  kara  koyun  belli  olacak…

O  büyük  günde  buluşuncaya  kadar  sevenlere  sabır,selamet;

Mahrum  kalmışlara  da  insaf  ve  itidal  dilerim…

05.03.2008 Saatlimaarif.com

 
 
 
      Ana Sayfa   Hayatı   Fotoğraflar   Yazıları   Vehbi Abi'nin Kütüphanesi   Sesler ve Videolar   Taziye