Batılılar Hata Yaptı!..

Güçlü  olan  zayıf  olanı  yönetiyor.
Yönetirken  de  ya  döverek  ya   okşayarak  yapıyor.
İnsafına  kalmış…

Kişiler  arasındaki  ilişkiler   ülkeler  arasında  da  geçerli.Zayıf  düşen  devletler  kuvvetliler  tarafından  hemen  elegeçirilir.

Düşenin  dostu  olmaz.Mirasından  pay   alma  mücadelesi  sürer.İnsan  vücudu  da  bu  şekilde  çalışır.Vücudumuzun  zayıf  düştüğü  bir  anda  hastalık  mikropları  hemen  vücudu  sarar.Hastalık  yataklara  düşürür.Büyük  mücadelelerden  sonra  ya  galip  gelir  tekrar  iyileşir,yani  güçlenir  ve  hastalık  mikroplarından  kurtulur,ya da  mağlup  olur,teslim  olur  ve  biter…

Milletlerin  hayatı  da  buna  benziyor.Güçlü  kuvvetli  olduğunda  toprağına,varlığına  kimse  yan  gözle  bakamaz.Ne  zaman  ki  gücünde  kuvvetinde  bir  zafiyet  oluşur,o  zaman  düşman  kuvvetler   kendisine  bir  pay  çıkarabilmenin  hesaplarına başlar.Buna  benzer  bir  hadiseyi  biz  türk  milleti  olarak  istiklal  savaşında  yaşamıştık.Her  millet   güçlü  olmak  zorundadır.Bunun  için  maalesef  dünyanın  her  tarafında  devletler  kendilerini  korumak  adına   bütçelerinin  büyük  bölümünü  silahlanmaya  ve  kendini  korumaya  ayırmaktadır. Dünyanın  ve  insanlığın  yaşama  kuralı  böyle  olagelmiştir.Çaresi  yok.Çünkü  kötü  ve  iyinin  bir arada  olması  mukadderdir.Çağımızda  geçmiş  tecrübelerin  ışığında  birleşmiş  milletler,nato  gibi  teşkilatlar  kurulmuş.Güçlünün  zayıfı  ezmesine  fırsat  vermemesi  için.

Bu  teşkilatların  düşünce  bazında  varlıkları  bile  önemlidir.Ama  gerçekte  bazı  aksaklıklar,hatalar   görülebiliyor.Bu  kuruluşlara  rağmen  kuvvetli  süper  güçler  dünyanın  dört  bir  tarafında  emperyal  düşüncelerle  ve  çeşitli  bahanelerle  borazanlarını  öttürmektedirler.Bir  milleti  hedefine  koymuş  olanlar  savaştan  önce  çeşitli  yollarla  zayıf  düşürmek  için  siyasi,ekonomik  ve kültürel  yollarla  milletleri  dejenere  etmek,birlik  beraberliğini  zaafa  uğratmak  için  uğraşır.Bunda  ilerleme  yapabildiği  kadar  hedefini  vurma  işi  daha  kolay  gelir.Tıpkı  vücuda  bir  hastalık  aşısı  zerketmek  gibi.

Bütün  bu  anlattıklarımız  herkesin  bildiği  şeyler.Ancak  emperyal  güçler,gelişen  teknolojinin  nimetlerinden  yararlanarak  hedeflerine  koydukları  ülkeleri  ele  geçirmek  için  yada  sömürebilmek  için  soğuk  savaş  döneminde  oldukça  büyük  başarılar  elde  etmiş iken,niçin   askeri  masraflar  yaparak  kan  döküp  savaşmayı  tercih  etmektedir?

İşte  bizim  büyüteç  altına  aldığımız  husus  bu.

Yani  hangi  gerekçe   ile  askeri  müdahale  safhasına  geliniyor.İstediğiniz   neyi  yaptıramadınız  ki  işgal  ediyorsunuz?Benim  naçiz kanaatime  göre  hata  yapılmaktadır. Kültürünü,dilini,inancını,birliğini,ekonomik  gücünü  her şeyini  ele  geçirmişsin.seni  medeniyetin  örneği  gören,sana  hayran   olan  bir  dünyanın  bu  sevgisini  niye  nefrete  dönüştürmek  için  çaba  sarfediyorsun  anlamadım?

Kime  söylüyorum  siz  anladınız  ama  kendisi  anladı  mı  emin  değilim.Tahmin  ediyorum  ki   o  da  bunu  biliyor ama  bilmemek  işine  geliyor.

Öyle  olsun  bakalım.Bizim dilimizde  çok  güzel   atasözü  var:
’’Zülüm  payidar  olmaz’’.Birde  şu     var;’’ eceli  gelen cami  duvarını  kirletir.’’

Bu  müthiş sözler  son  sözümüz  olsun ,şimdilik.

15.03.2007 Saatlimaarif.com

 
 
 
      Ana Sayfa   Hayatı   Fotoğraflar   Yazıları   Vehbi Abi'nin Kütüphanesi   Sesler ve Videolar   Taziye