Savaşma Seviş

Bu  slogan  60  lı  yıllarda  hippilerindi.hırpani  kılıklı,bir  elinde  gitar,bir  elinde  kadeh  upuzun  saçlarıyla  gençlik için   o  zamanlar  oldukça  çekici  bir  değişik  esintiydi.Kısa süren  bir  ümit  idi kimileri  için belki.  bir  rüya  idi  hayal  gibi  geldi  geçti.

Savaş,  dünya  varoluşundan  bu  güne  hiç  eksik  olmadı  insan  hayatından.Güçlü  güçsüzü  ezdi.elinden  malını  mülkünü  aldı bu  yetmedi  canını  da  aldı.Etki  tepkiyi  doğurdu   mazlum  hakkını  almak  için  silahlandı.hakkını  aradı.Bunun  için  kazancını  silaha  yatırdı.zalime  karşı  mazlumda   savaşa  hazırlandı.Hakkını  aramak  için  vurdu  vuruldu.Öldü  öldürüldü.

Bu  süreç   hep  böyle  geldi  böyle  gidiyor.Medeniyet,teknoloji,uzay  çağı,aya  seyahat   hiç  bir  şey  bu  kısır  döngüyü  değiştiremedi.

Teknoloji  geliştikçe  savaşlar  daha  kızıştı.Silahlar  daha öldürücü. İnsanlar  daha  merhametsiz   oldu.

Barış  içinde  daha  mutlu  olmak  var  iken  insanoğlu  her  fırsatta  savaştı.Güçlü   azınlık  aza  kanaat  etmedi.Hep  bana  hep  bana diyerek   sınırsız  bir  hırs  ve  sahiplenme  isteği  ile  gücü  yettiğine  zulm   ile  baskı  ile  azdı  da  azdı…

En  modern  teknolojiyi  kullanıp,bilgi  çağından  bahseden  ülkeler  dünyanın  bir  başka  köşesinde  zavallı  güçsüz,aç  ve  sefil   insanları    sömürü  çarkında  ezdikçe   eziyor.Niçin?  Ya  petrol,ya  uranyum,ya  kömür,ya   altın   veya    başka  madenlerden  payını  almak  için.Bitmez   tükenmez  doyumsuzluğu  ile….

Silah  sanayi   geliştikçe  gelişiyor.Dünyanın  zengin  fakir  tüm  ülkeleri   kendilerini  savunmak  için   ülke  gelirinin  en  büyük  bölümünü  silaha  yatırıyor.Teknoloji,bilim  her  şey   silah  sanayine  hizmet   ediyor.Devlet  vergi  topluyor,yol  köprü  baraj  yapmadan  önce  silah  alıyor.  Önce  kendini  düşmandan  savunmak  için  hazırlık  yapıyor.

Peki  bu  kadar   başdöndüren   teknoloji   ve  bilim   savaşa  değilde   barışa   hizmet  edemezmi?

Dünyanın  süper   güçleri   aynı  zamanda  teknolojinin   de  sahipleri. Dünyanın  idaresi  de  bunların  elinde.Bu  teknolojiyi   barışa  hizmet  için   niye  kullanmıyor? Ellerindeki   imkanlar  ile   savaş  değil  barışı  isteseler  bir  günde  tesis  edemezler mi? 

İsteseler   dünyanın  hiç  bir  yerinde  kimsenin  burnunun  kanamadan  barış  içinde   huzur  içinde  yaşamasını   temin  edebilecek   imkana  sahipler.

Silahı  kim  üretiyor?Kim  satıyor.?Nasıl  satıyor?  Kimler  bu  ticaretten neler  kazanıyor?

Bütün  bu  soruların  cevabı  bilinen  odaklarda  birikiyor.Gücü  elinde  bulunduranlar  eğer  isteseler  dünyayı  barış  içinde  de  sömürebilir,istediklerine   barış  içinde   kırmadan,öldürmeden  de  kolayca  elde  edebilirler.

Örneğin   ırakı  işgal  eden   Amerika  saddamı  bahane  ederek  girdiği   ülkede   petrol   gelirini   kontrol  ettikten  sonra  ırak  halkına  vaad  ettiği  özgürlük ve huzuru  niçin  temin  edemiyor? Bunu  yapmak  istiyorda   yapamıyor  mu,yoksa  yapmak  istediği  bu  kargaşa  ortamımıydı?

Dünyada  savaş hiç  bitmedi  bu  gidişle  de   bitmez  gibi.İnsanlar  niçin  savaşır?Biri  birini  niçin  öldürür?Yalnız  kendi  egosunu  tatmin   için  yaşamak  isteği  mi  savaştırıyor  insanları?

Her  ne  sebeble  olursa  olsun   zulm  ile   yaşayanlar   mutlak   adalete  mağlup  olacaklardır.

 

20.02.2007 Saatlimaarif.com

 
 
 
      Ana Sayfa   Hayatı   Fotoğraflar   Yazıları   Vehbi Abi'nin Kütüphanesi   Sesler ve Videolar   Taziye