Van’dan Geliyorum

İki  haftalık  Van  tatilimi  bitirerek  İstanbul’a döndüm.

Kısa ama dolu  dolu  geçen  bu  seyahatimizde  önce  büyüklerimizin  kabirlerini  ziyaret   ettik. Sonrada  hayattaki   akraba  ve  dostlarımızla  hasret  giderdik.

Mollakasım  köyündeki  tatil  sitesinde  yeğenlerimizin  misafirliğinde  hem  vangölünün  şifalı  sularında   yıkanıp  güneşlendik, hemde   özlediğimiz   sevdiklerimizle  sahilde  buluşup  deniz  sefası   yaptık.

Çok  değil  1980’li  yıllarda  vangölünün  bu  sahillerinde  ziraatçı  olarak   görevli   iken  gezip gördüğüm  için  biliyorum  hiç  yapılaşma  yoktu.Bu  kısa  zamanda   bunca   yazlık  site  yapılmış  olması  hayret  verici  doğrusu.

Ama  bu  kadar  site  yapılmasına  karşı  kullanılan  yazlık   adedi   onu  onbeşi  geçmez. Bunca  masraf  bunca  emek   niye?

Sevgili  hemşehrilerime, burada  yazlığı  olanlara  soruyorum. Bu  yazlıklar  niçin  boş  kalıyor,niye  gelmiyorsunuz  diyorum?Doğrusu  şu  ki  üşeniyoruz  diyorlar.Hayret  ki  hayret  kardeşim  İstanbul da adamlar  o  yoğun  trafiğe  rağmen   en  az  100-150  km  mesafeye  yazlığına  gidip  akşam   çocukları  ile  geçirip   sabah  tekrar  işine  geliyor.Siz   burada  trafik  sıkışıklığıda  yok  iken  sadece  30  km lik  yola  üşenip  gelmiyorsunuz.

Hayret  ki  hayret…

Ama  ne  demişler  nimetin  kıymeti  elden  çıktıktan  sonra  anlaşılır…

Bu  güzel  göl,bu  sahiller,kum , güneş   ve  pırıl  pırıl  deniz.aman  ya  rabbi  bu  güzellikler,bu  nimetler   hep   bizim  için.Ama  heyhat  allahu  teala  eti  dişsiz   adama  nasip  eder   demişler.Bu  güzellikler  kıymetini bilmeyenlerin ellerinde   hayhat  hayhat…

Neyse ki   bir  hafta  da  olsa  bu  nimet  bize de  nasip  oldu   doya  doya  istifade  ettik  ev  sahibi  yeğenlerimize  yaptıkları   hizmetlerin  karşılığını vermekten  aciz  olduğumuzu  söyleyip karşılığını  allahu  tealadan   vermesini  talep  ile  dua  eyledik.

Nihayet  Van’da ki  tatilimizin  ikinci  haftasına   dağlara  yaylalara  köylerimize   ziyaret   ile  devam  ettik.Deniz  sefasının  ardından   yaylalara, pınarlardan   soğuk   serin  sulardan  içerek  gezmek   başka  bir  güzel  oluyor.

Bir  kaç  gün  içinde  Bahçesaray, hizan, Gayda, Doğanyayla   oradan  geri  dönüp  Hoşap, Başkale  Yüksekova, Şemdinli  ve Nehri’ye  kadar  uzanan  enfes  bir  yolculuk yapıp  iki  gece  geçirip  vana  dönerken  Gürpınar da  sevgili  akrabamız  Hayrullah  ağabeyimizin  şifa  alabalık  tesislerinde  nefis  bir  balık  ziyafeti   yedik.

Akşam  vana  dönüşümüzde   de  sevgili  kardeşimiz   Mustafa  aktaşcının mahdumu Mehmet  sadığın  düğün  merasimine  iştirak  ettik.Bu  güzel  düğünün  yemeğide  pek  özlediğimiz  Van  usulü  kebap  idi. 

Cuma  namazımızı  muhterem  büyüklerimizin  hatıralarını  taşıyan  şabaniye  camiinde   eda  eyledik. Cuma    sonrası  ve  cumartesi  de  çarşıda   tanıdık   dostlarımızı  dükkanlarında ziyaret  ile  geçirdik. Pazar  sabahı   artık  veda  ziyaretlerimizle geçirdik. Son  akşam  ise  amcazademiz   muhterem  Mehmet  raci   ağabeyimizin   mahdumu  murat  yeğenimizin  evlilik  merasimine  iştirak   ederek  burada  da  görüşme  fırsatı  bulduğumuz   akraba  ve  dostlarımızla  hasret  giderip vedalaştık.

Kavuşturana  şükürler  olsun  ki  bu  yıl  da  güzel  memleketimiz  Van’da   tatil  yapma   ve  hasret  giderme  imkanı  verdi. Rabbim  sağlık  afiyetle  tekrarlarını  nasip  eylesin. Ağız  tadımız  bozulmasın… 

Her şey  gönlünüzce  olsun  efendim…

28.08.2007 Vanlılar.net

 
 
 
      Ana Sayfa   Hayatı   Fotoğraflar   Yazıları   Vehbi Abi'nin Kütüphanesi   Sesler ve Videolar   Taziye